Not: Anderlecht – Bursaspor maci ve Belcika seyahati yazisi daha sonra gelecek.
Zaman zaman hayatin ne kadar anlik kararlara, anlik reaksiyonlara bagli olarak gelistigini urkutucu maceralar ile hatirliyorum. Dun aksam da bunun bir benzerini yasadim. Hayatimizin gidisati o kadar (ve dogal olarak) verdigimiz kararlara bagli degisebiliyor ki, geriye donup bakinca hayret icinde kaliyor insan, nasil degistigini gorunce.
Uzatmayalim edebi konusmayi. 25 Agustos 2011 tarihine donuyorum.
Yer:Bruksel / Belcika. Anderlecht – Bursaspor UEFA Ligi Play-Off’u sona ermis, ikinci mac sonunda 2-2′lik sonuc ile her zamanki gibi eve uzgun olarak donuyoruz. Arabami stadyuma yakin terk ettigim icin Aydin, Ozgur ve Numan da benimle geliyor. Toplam 5 kisiyiz, o 3′unu otellerine birakip hemen Londra’ya geri donecegim.
Polis yollari kapamis sacma sapan yollara yonlendirdi bizi, ben arabanin yerini kestirmeye calisiyorum. I-phone ve Google Maps arti internet, simit, beyaz peynir ve cay gibi olabilecek harika bir uclu. Sayesinde iyi kotu arabaya dogru yuruyoruz.